01
Mantar Hastalıkları
Cilt mantarı, mantarların deri, saç veya tırnaklarda enfeksiyon oluşturması sonucu ortaya çıkar. Vücutta halka şeklinde kızarıklık ve pullanma, ayaklarda kaşıntı ve soyulma, kasık bölgesinde kızarıklık veya tırnaklarda sararma ve kalınlaşma görülebilir.
Tedavi enfeksiyonun bulunduğu bölgeye ve yaygınlığına göre topikal veya ağızdan kullanılan antifungal ilaçlarla planlanabilir.
Her kızarıklık veya tırnak kalınlaşması mantar değildir. Tanının doğrulanması gereken durumlarda deri veya tırnaktan örnek alınarak mantar incelemesi yapılabilir.
02
Vitiligo
Vitiligo, cilde rengini veren melanositlerin kaybı sonucunda ciltte beyaz alanların ortaya çıktığı bir hastalıktır. Yüz, eller, koltuk altları, genital bölge ve eklem çevreleri sık etkilenen alanlardır.
Vitiligo bulaşıcı değildir.
Tedavi hastalığın yaygınlığına, bulunduğu bölgeye ve aktif olup olmadığına göre planlanır. Topikal kortikosteroidler, kalsinörin inhibitörleri, uygun hastalarda fototerapi ve farklı tedavi seçenekleri kullanılabilir.
Amaç hastalığın ilerlemesini kontrol altına almak ve uygun bölgelerde yeniden pigment oluşumunu desteklemektir.
03
Alopesi Areata (Saçkıran)
Alopesi areata, bağışıklık sisteminin saç folliküllerini etkilediği ve genellikle saçlı deride aniden ortaya çıkan yuvarlak veya oval saç kaybı alanlarıyla seyreden bir hastalıktır.
Halk arasında saçkıran olarak bilinir ancak mantar hastalığı değildir ve bulaşıcı değildir. Saçlı derinin yanı sıra sakal, kaş, kirpik ve diğer vücut kıllarını da etkileyebilir.
Hastalığın yaygınlığına göre topikal kortikosteroidler, lezyon içine kortikosteroid enjeksiyonları veya sistemik tedaviler kullanılabilir. Yaygın ve dirençli alopesi areatada uygun hastalarda JAK inhibitörleri gibi hedefe yönelik tedaviler de değerlendirilebilir.
04
Psöriasis (Sedef Hastalığı)
Psöriasis (sedef hastalığı) bağışıklık sisteminin rol oynadığı, kronik ve dönem dönem alevlenebilen bir hastalıktır.
En sık diz, dirsek ve saçlı deride kırmızı, üzeri beyaz-gümüş renkli pullarla kaplı plaklar şeklinde görülür. Tırnakları ve vücudun farklı bölgelerini de etkileyebilir.
Psöriasis bulaşıcı değildir.
Tedavi hastalığın yaygınlığına ve şiddetine göre; topikal tedaviler, fototerapi, sistemik ilaçlar veya biyolojik tedaviler ile planlanabilir.
Bazı kişilerde eklem tutulumu da görülebilir. Eklem ağrısı, şişlik veya sabah tutukluğu bulunan hastaların psöriatik artrit açısından değerlendirilmesi önemlidir.
05
Liken Planus
Liken planus; cilt, ağız içi, genital bölge, saçlı deri ve tırnakları etkileyebilen inflamatuar bir hastalıktır.
Ciltte genellikle morumsu, kaşıntılı ve düz yüzeyli kabarıklıklar görülür. Ağız içinde beyaz çizgilenmeler veya yaralar gelişebilir. Saçlı derinin bazı liken planus tiplerinde kalıcı saç kaybı oluşabilir.
Tedavide hastalığın yerine ve şiddetine göre topikal kortikosteroidler, kalsinörin inhibitörleri, lokal enjeksiyonlar, fototerapi veya sistemik tedaviler kullanılabilir.
Özellikle saçlı deri, ağız içi ve genital bölge tutulumunda düzenli dermatolojik takip önemlidir.
06
Ürtiker (Kurdeşen)
Ürtiker (kurdeşen) ciltte aniden ortaya çıkan, yoğun kaşıntılı, pembe-kırmızı veya ten renginde kabarıklıklarla seyreden bir hastalıktır.
Ürtiker plakları genellikle 24 saat içerisinde iz bırakmadan kaybolur ancak vücudun başka bölgelerinde yenileri ortaya çıkabilir. Dudaklarda, göz kapaklarında veya yüzde şişme (anjiyoödem) eşlik edebilir.
Altı haftadan kısa süren ürtiker akut, altı haftadan uzun devam eden ürtiker ise kronik ürtiker olarak değerlendirilir. Kronik ürtiker her zaman bir gıda veya dışarıdan alınan alerjene bağlı değildir.
Tedavinin temelini genellikle ikinci kuşak antihistaminikler oluşturur. Tedaviye dirençli kronik spontan ürtikerde uygun hastalarda omalizumab gibi biyolojik tedaviler kullanılabilir.
Dilde veya boğazda şişme, nefes almada güçlük, hırıltı, baş dönmesi veya bayılma gibi belirtilerin eşlik etmesi durumunda ise acil tıbbi değerlendirme gerekir.
07
Egzama (Dermatit)
Egzama, ciltte kızarıklık, kaşıntı, kuruluk, pullanma ve bazen sulanma veya çatlaklarla seyreden inflamatuar deri hastalıklarının genel adıdır.
Atopik dermatit, kontakt dermatit ve el egzaması gibi farklı egzama türleri bulunur. Sabunlar, deterjanlar, kozmetik ürünler, metaller, mesleki temaslar ve çevresel faktörler bazı egzama türlerini tetikleyebilir.
Tedavide öncelikle egzamanın tipi belirlenir. Nemlendiriciler, topikal kortikosteroidler, kalsinörin inhibitörleri ve gerekli durumlarda sistemik tedaviler kullanılabilir.
Temas alerjisinden şüphelenilen kişilerde yama testi (patch test) ile sorumlu alerjenlerin araştırılması gerekebilir.
08
Seboreik Dermatit
Seboreik dermatit, özellikle saçlı deri, kaşlar, burun kenarları, kulak çevresi ve sakal bölgesinde kızarıklık, kepeklenme ve kaşıntıyla seyreden kronik bir cilt hastalığıdır.
Saçlı deride görülen kepeklenmenin en sık nedenlerinden biridir. Stres ve mevsim değişiklikleriyle dönem dönem alevlenebilir.
Tedavide antifungal şampuan ve kremler, uygun antiinflamatuar tedaviler ve saçlı deri bakım ürünleri kullanılabilir. Tekrarlama eğilimi nedeniyle bazı kişilerde idame tedavisi gerekebilir.
09
Siğil (Verruka)
Siğiller, insan papilloma virüsünün (HPV) bazı tiplerinin neden olduğu bulaşıcı deri ve mukoza lezyonlarıdır.
El, ayak, yüz ve genital bölge dahil farklı bölgelerde görülebilir. Özellikle ayak tabanındaki siğiller basınca bağlı ağrı oluşturabilir ve nasırla karıştırılabilir.
Siğilin bulunduğu bölgeye, sayısına ve büyüklüğüne göre kriyoterapi (dondurma), salisilik asit içeren topikal tedaviler, elektrokoter veya farklı lokal tedaviler uygulanabilir.
Siğiller tedavi sonrasında tekrarlayabilir ve temas yoluyla farklı bölgelere veya başka kişilere bulaşabilir.
10
Herpes (Uçuk)
Herpes simpleks, en sık dudak ve çevresinde, bazen de genital bölgede ağrılı ve içi sıvı dolu küçük kabarcıklarla seyreden viral bir enfeksiyondur.
Virüs vücuda girdikten sonra sinir hücrelerinde sessiz şekilde kalabilir; stres, ateşli hastalıklar, yoğun güneş maruziyeti veya bağışıklığı etkileyen durumlarda yeniden aktive olabilir.
Tedavide asiklovir veya valasiklovir gibi antiviral ilaçlar kullanılabilir. Tedaviye erken dönemde başlanması daha etkili olabilir.
Sık tekrarlayan herpes enfeksiyonlarında uygun kişilerde koruyucu antiviral tedavi de planlanabilir.
11
Zona (Herpes Zoster)
Zona, daha önce suçiçeğine neden olan varicella-zoster virüsünün yıllar sonra yeniden aktive olmasıyla ortaya çıkar.
Genellikle vücudun veya yüzün tek tarafında, belirli bir sinir hattını takip eden ağrı ve yanmanın ardından içi sıvı dolu kabarcıklar gelişir.
Tedavide antiviral ilaçların mümkün olduğunca erken başlanması önemlidir. Özellikle ileri yaşlarda zona sonrasında ağrının uzun süre devam ettiği postherpetik nevralji gelişebilir.
Göz çevresinde veya burun üzerinde zona görülmesi, döküntünün yaygın olması veya bağışıklık sisteminin baskılanmış olması durumunda daha yakın değerlendirme gerekir.